.: TÜRKİYE MADEN İŞÇİLERİ SENDİKASI GENEL MERKEZİ [v.2.0] :.










madenis.org.tr şu an,
5 kullanıcımıza hizmet veriyor

     ANA SAYFA .:
ULUSLARARASI İLİŞKİLER bölümü içeriği
13 Temmuz 2008, pazar tarihinde sisteme eklenmiştir.
arkadaşıma yolla... yazdır...   

Son yıllarda, tüm diğer sektörlerde olduğu gibi madencilik sektörü de, global açık pazar etkenlerine giderek artan bir ivmeyle maruz kalmaktadır. Birkaç ülke dışındaki, hemen hemen tüm dünya üllkelerinde, diğer sektörlerde olduğu gibi madencilik endüstrisinde de her geçen gün kamu şirketleri sayısı azalmaktadır. Bu, ya kamu şirketlerinin kapatılması ya da kârlı kuruluşların özel sektöre satışı veya devri şeklinde gerçekleşmektedir. Birçok ülkenin, yeraltı kaynaklarının işletimini ulusal sermaye ile birlikte uluslararası sermayeye de açması sonucu, işletmeler birer birer bu dev uluslararası sermaye şirketlerinin eline geçmektedir. Küresel serbest pazar dinamiği içerisinde oluşan dünya maden pazarında belirlenen fiyatlar, ülke içi şartların oluşturduğu fiyatlar ve ticareti birinci dereceden etkilemekte ve bir anlamda rezerv ve üretim olanakları (özellikle yeraltı kömür işletmeciliğinde) sınırlı işletmelerin sonunu hazırlamaktadır. Kısaca bu uluslararası pazardaki fiyatları belirleme gücüne sahip olan büyük sermaye grupları, hedef ülke pazarlarına ihracat yoluyla kolayca sızabilmekte ve rakip olarak gördükleri ulusal şirketleri ya kapanmaya zorlamakta yada konsorsiyumlar aracılığıyla satın almaktadır. Tüm bu gelişmeler Türkiye'de de gözlemlenmektedir.

Artık işçilerin ve onların temsilcileri olan işçi sendikalarının karşısında, ulusal bazda şirketler değil , çokuluslu büyük sermaye grupları bulunmaktadır. Ve bunlarla mücadele edebilmek için ulusal çerçevedeki eylemlerin yanısıra uluslararası baskı ve dayanışma kampanyalarıda giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır.

ÜYESİ BULUNDUĞUMUZ ULUSLARARASI KURULUŞLAR
International Federation of Chemical, Energy, Mine and General Workers' Unions (Uluslararası Maden, Kimya, Enerji ve Genel Hizmet İşçi Sendikaları Federasyonu)

Dünya İşçilerini Birleştiriyor
İşçiler küreselleşmeye karşı nasıl mücadele edebilirler?
Küresel olarak örgütlenerek.


Bu nedenle dünya genelinde 20 milyondan fazla işçi ICEM çatısı altında örgütlenmiş ve ICEM'e üye olmuşlardır.

ICEM pratik dayanışma için mücadele eden ve hızla büyüyen bir uluslararası işçi federasyonudur. Tüm kıtalardaki işçi sendikalarını bir çatı altında birleştirmektedir. ICEM in hedefi gerçek bir küresel sendika olmaktır.

ICEM in temel hedefleri şunlardır:
  • Dünya genelinde en yüksek çevre koruma standartları, işçi hakları, en yüksek işçi sağlığı ve iş güvenliği standartları, işyerinde eşitlik, çokuluslu şirketlerle yapılan sözleşmelerin gerçekleştirilmesi ve takip edilmesi
  • Küresel bir dayanışma ile sendika temsilcilerini ortak bir şebeke üzerinde buluşturmak
  • Anlaşmazlıklar durumunda üye sendikaları desteklemek ve uluslararası dayanışma koordine etmek
  • Sendika bulunmayan veya sendikaların zayıf olduğu ülkelerde sendikalaşmayı temin etmek ve desteklemek
  • Toplu sözleşmeden işçi sağlığı ve işgüvenliğine kadar işçileri ilgilendiren tüm konularda bilgi temini ve uzmanlık paylaşımı
  • Devletler arası kurumlarda, Birleşmiş Milletlerd ve alt kurumlarında işçileri temsil etmek ve çıkarlarını korumak
  • Sendika üyelerini ve uzmanlarını eğitmek ve deneyimlerini geliştirmek
2007 rakamlarına göre dünya genelinde ICEM'e üye 118 ülkeden 384 sendika ve 20 milyondan fazla işçi bulunmaktadır.

ICEM'e Üye Türk Sendikalar:
Belediye-İş, Çimse-İş, Dev Maden-Sen, Genel Maden-İş, Kristal-İş, Lastik-İş, Tümka-İş, Petrol-İş, Selüloz-İş, Tes-İş, Türkiye Maden-İş, Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası, Türk Enerji Sen

ICEM Yönetim Kurulunda Başkan yardımcısı olarak Türkiye? den Tes-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu asil üye olarak, Türkiye Maden İş Genel Başkanı Hasan Hüseyin Kayabaşı yedek üye olarak yer almaktadır.

ICEM Genel Kurullarında oy hakları üye sayısı ve ödenen üyelik aidatlarına göre belirlenmektedir ve sendikamızın 4 oy hakkı bulunmaktadır. ICEM in genel merkezi Belçika Brüksel dedir. Ancak Haziran 2008 de İsviçre Cenevre?ye taşınacaktır.

ICEM Başkanı Senzeni Zokwana (Güney Afrika Maden İşçileri Sendikası)

ICEM Genel Sekreteri Manfred Warda (Alman Maden, Enerji ve Kimya Sendikası)

European Mine, Chemical and Energy Workers' Federation
(Avrupa Maden, Kimya ve Enerji İşçi Sendikaları Federasyonu)

Sendikamız, uluslararası platformda 1963 yılında Uluslararası Madenciler Federasyonu 'na (Miners International Federation, MIF) ve 1993 yılında da Uluslararası Kimya Enerji ve Genel Hizmet İşçi Sendikaları Federasyonu 'na (International Federation of Chemical Energy and General Workers' Unions, ICEF) üye olmuştur. Bunların yanısıra maden sendikalarının bölgesel sorunlarını daha yakından takip edebilmek için MIF bünyesinde 1991 yılında kurulan Avrupa Madenciler Federasyonu'nuna da (Miners European Federation, MEF) üyeydi. 1995 yılının Kasım ayında Washington?da düzenlenen bir genel kurulda MIF ve ICEF federasyonları birleşme kararı aldılar ve ICEM adı altında yeni bir uluslararası federasyon oluşturdular. Yine aynı tarihlerde MEF de diğer Avrupa federasyonlarıyla birleşerek EMCEF i oluşturdular.

ICEM ve EMCEF in genel merkezleri Belçika Brüksel dedir. Ancak Haziran 2008 de İsviçre Cenevre?ye taşınacaktır.

EMCEF, Avrupa genelinde Avrupa Birliği uyum ve yeniden yapılanma sürecinde Avrupa sendikalarının dayanışması, çevre koruma standartları, işçi hakları, işçi sağlığı ve iş güvenliği standartları, işyerinde eşitlik, sendika temsilcilerini ortak bir Avrupa şebekesi üzerinde buluşturmak Anlaşmazlıklar durumunda üye sendikaları desteklemek ve uluslararası dayanışma koordine etmek, Avrupada sendikaların zayıf olduğu ülkelerde sendikalaşmayı temin etmek ve desteklemek, işçileri ilgilendiren tüm konularda bilgi temini ve uzmanlık paylaşımı, Avrupa bazında devletler arası kurumlarda, Avrupa Birliğinde ve alt kurumlarında işçileri temsil etmek ve çıkarlarını korumak, sendika üyelerini ve uzmanlarını eğitmek ve deneyimlerini geliştirmek hedeflerine odaklanmıştır.

2007 rakamlarına göre dünya genelinde EMCEF?e üye 35 ülkeden 130 sendika ve 2,5 milyon işçi bulunmaktadır.

EMCEF?e Üye Türk Sendikalar:
Belediye-İş, Çimse-İş, Genel Maden-İş, Kristal-İş, Lastik-İş, Tümka-İş, Petrol-İş, Tes-İş, Türkiye Maden-İş EMCEF Yönetim Kurulunda Türkiye?den Tes-İş Genel Başkan Yardımcısı Murat Aytemiz yer almaktadır.

Başkan Hubertus Schmoldt (Alman Maden, Enerji ve Kimya Sendikası)

Genel Sekreter Reinhard Reibsch

ILO SÖZLEŞMELERİ VE ÇALIŞMALAR
ILO, International Labour Organization (Uluslararası Çalışma Örgütü) 1919'da Versailles Barış Anlaşması uyarınca kurulmuş ve 1946 yılında UN-BM'in (Birleşmiş Milletler) uzmanlık kuruluşu olmuştur. Sosyal adalet ilkeleri, evrensel insan ve çalışma haklarının korunması temelinde kurulmuştur. ILO uluslararası çalışma standartlarını sözleşmeler ve tavsiyeler yoluyla ifade etmektedir. Bu sözleşme ve tavsiyeler temel çalışma hakları, örgütlenme hakkı, toplu pazarlık, zoraki emeğin ortadan kaldırılması, fırsat eşitliği, ve çalışma hayatı ile ilişkili diğer konularda asgari standartlar koymaktadır. Aynı zamanda başta mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyon, çalışma politikası, emek yönetimi, çalışma hukuku ve endüstriyel ilişkiler, çalışma koşulları, işletme gelişimi, kooperatifler, sosyal güvenlik, çalışma istatistikleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi konularda teknik yardım sunmaktadır. Bağımsız işveren ve işçi örgütlerinin gelişimini teşvik etmekte ve bu örgütlere eğitim ve danışma hizmetleri vermektedir. Birleşmiş Milletler içinde ILO eşit katılımlı işçi ve işveren örgütleri ve de hükümetin yönetim organları ile birlikte üçlü bir yapı oluşturmaktadır.

Sendikamız grev yasaklarının kalkması ve ILO Sözleşmelerinin uygulanması için mücadelesini sürdürmektedir. Madencilik sektöründe yaşanan olumsuz yaptırımlar karşısında, son derece yoğun bir mücadele verme zorunluluğu olan maden işçilerinin önü anti-demokratik grev yasakları ve zorunlu arabulucu mekanizması ile kesilmektedir.

2822 Sayılı Yasanın 29 ve 30 uncu maddeleri, grev ve lokavt yasağı olan hizmet ve kuruluşları belirlemektedir. Bu yasak listesinde sektörümüzle ilgili olarak "termik santralleri besleyen linyit üretimi" de yer almaktadır. Adı geçen bu Yasanın 32 inci Maddesine göre, grev ve lokavtın yasak olduğu işler ve yerlerdeki uyuşmazlıklarda, taraflardan biri 23 üncü Maddede belirtilen tutanağın alınmasından itibaren altı gün içerisinde Yüksek Hakem Kurulu'na başvurabilir. Bunun pratikteki anlamı ise, uyuşmazlığın, sekiz kişiden oluşan ve sadece iki işçi temsilcisinin bulunduğu ve çoğunluğun devlet ve işverende olduğu bir organa sevk edilmesidir.

Bu konuda hazırlanan yasa değişiklik önerisinde grev yasağı kapsamı, Can ve mal kurtarma işleri, cenaze ve tekfin işleri, ve Noterlik hizmetleri ile sınırlandırılmıştır ancak bu yasanın hayata geçirilmesi bugüne kadar mümkün olmamıştır.

Termik santralleri besleyen TKİ işletmelerinde çalışan ve grev yasağı kapsamına giren maden işçisi sayısı yaklaşık 17 bin, grev kapsamı dışında kalan madenci sayısı ise sadece 4 bin civarındadır. Üyelerimizin % 80 'inin grev yasağı kapsamında olduğu bir ortamda sendikal özgürlükten ve uluslararası çalışma standartlarından bahsetmek mümkün değildir. Sektörümüzdeki diğer bir kamu kuruluşu olan TTK bünyesindeki maden işçilerine ve termik santralleri beslemeyen diğer işletmelerde çalışan maden işçilerine tanınan ve onların doğal hakkı olan grev hakkının, bu yasak ile sesleri kesilmek istenen işçilerimize de verilmesi, 1983 yılından bu yana yürürlükte olan bu anti demokratik uygulamayı sona erdirecek ve madencilik sektöründeki çifte standardı ortadan kaldıracaktır.

ILO 1983 den bu yana defalarca bu zorunlu arabulucu uygulamasının sınırlandırılması ve grev yasaklarının kaldırılması için Türk Hükümetlerine çağrı yapmıştır. Maalesef bugüne kadar herhangi bir olumlu gelişme kaydedilememiştir. Bunun sonucunda da sendikalar toplu sözleşme görüşmelerinin kilitlendiği durumlarda bile grev yapamamakta, zorunlu arabulucu mekanizmasına zorlanmakta ve haklarını alma mücadelelerinde hareket kabiliyetlerinden yoksun kalmaktadırlar.

yılında işbaşında olan koalisyon hükümetinin yaptığı açıklamalarda çalışma hayatı ile ilgili olarak birçok olumlu nokta yer almaktaydı. Bu taahhütler doğrultusunda, diğer beş sözleşmeyle birlikte (Sözleşme No: 59, 135, 142, 144 ve 151) 87 Nolu ILO Sözleşmesini de kapsayan kanun tasarısı 8 Ocak 1993 tarihinde onaylanmıştır. Ancak bu yasanın çalışma mevzuatına uyarlanması tam anlamıyla mümkün olamamıştır. Bunun yanısıra grev yasakları ve zorunlu arabulucu müessesesi ile ilgili herhangi bir gelişme kaydedilememiştir.

Bu sorun birçok kez ILO'nun dikkatine sunulmuştu. İlk olarak Mart 1992 de, bankacılık sektöründeki grev yasağı ile ilgili olarak FIET (bankacılık sektöründeki uluslararası sekreterya) vasıtasıyla ILO'ya bir başvuru yapılmıştır (Dosya No: 1582, Sendikal Özgürlükler Birliği 281. Rapor, 2-6 Mart 1992, sayfa No:53).

Türkiye'nin de daha önceki yıllarda imzalamış bulunduğu 98 Nolu ILO Sözleşmesi'nin 4 üncü Maddesi, Sendikal Özgürlükler Birliği'nin 997, 999 ve 1029 Nolu raporlarında da belirtildiği gibi, kömür madenciliği sektöründeki grev yasakları ile ihlal edilmektedir. Bu nedenle sendikamız, üyesi bulunduğumuz Uluslararası Sekreterya MIF (Uluslararası Madenciler Federasyonu) şimdiki adıyla ICEM (Uluslararası Kimya Enerji ve Maden İşçileri Federasyonu) kanalıyla 26 Ocak 1993 tarihinde ILO 'ya başvuruda bulunmuştur (ILO Sendikal Özgürlükler Birliği, Dosya No: 1697).

ILO'nun Hükümetler nezdinde yaptığı girişimler neticesinde olumlu cevaplar alınmakla birlikte bunlar sadece kağıt üzerinde kalmıştır.Bu konuda beklentimiz, Hükümetin uluslararası çalışma standartlarına tamamen aykırı olan bu grev yasakları ve zorunlu arabulucu mekanizması uygulamalarını yeniden gözden geçirmesi ve imzalanan ILO Sözleşmelerine sadık kalınmasıdır.

ILO SÖZLEŞMELERİ :
Uluslararası Çalışma Standartları
ILO Sözleşmeleri ve Tavsiye Kararları

ILO'nun temel ve en önemli fonksiyonlarından biri, Uluslararası Çalışma Konferansı'nın uluslararası standartları belirleyen Sözleşme ve Tavsiye Kararlarının üçlü yapı (işçi-işveren-hükümet) tarafından kabul edilmesidir. Bu Sözleşmeler, üye ülkelerin yasama organlarındaki onaylarıyla birlikte, öngördükleri koşullarının uygulanması konusunda bağlayıcı hükümler içermektedirler. Tavsiye kararları ise, politika geliştirme, yasama ve uygulama konularında rehberlik görevi görmektedir.

Sözleşme ve Tavsiye Kararları, 1919'dan bu yana, çalışma dünyası ile ilgili hemen her konuyu kapsamıştır. Bunlar arasında, bazı temel insan hakları (özellikle dernek kurma, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, zorla çalıştırma ve çocuk emeğinin yasaklanması, çalışma hayatında ayrımcılığın yok edilmesi), çalışma yönetimi, endüstriyel ilişkiler, istihdam politikası, çalışma koşulları, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlığı, kadınların istihdamı ile göçmen işçiler ve denizciler gibi bazı özel kategorilerin istihdamı yer almaktadır.

Her üye ülke, karar alma konumunda olan ulusal yetkililerin de yer aldıkları Konferans tarafından belirlenen Sözleşme ve Tavsiye Kararlarına uymakla yükümlüdür.

Bu sözleşmeleri onaylayan ülke sayısı artmaktadır. ILO sözleşmelerin yasal olarak uygulamada geçerliliğinin denetimi ile ilgili etkin bir yöntem geliştirmiştir. Denetim, sözleşmelerle gelen yükümlülüklere ne ölçüde uyulduğunu nesnel temeller bazında değerlendiren bağımsız uzmanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, örgütlenme özgürlüğünün ihlali ile ilgili şikayetlerin değerlendirildiği özel bir prosedür bulunmaktadır.

. Tüm ILO Sözleşmeleri (ILOLEX)
. Tüm Tavsiye Kararları (ILOLEX)
. Türkiye'nin Onayladığı Sözleşmeler


Bu içerik 0.01194 saniyede yüklenmiştir...


TÜRKİYE MADEN-İŞ © 2008